|
Selam,
Yaşam, yaratıcıların bize sunduklarını anlamaya ve onları taklit etmeye çalışmakla geçmez. Yaşam bir bütündür. Her durumun, her davranışın, her oluşumun ortaya çıkmasına neden olan bir durum ve bir düşünce vardır. Önemli olan bunları anlamaya çabalamak değil bunları bilmektir.
Tasarımcı yaratım sürecinde tasarlayacağı nesnenin yada ürünün kendisine sunulan bilgilerinin dışında konunun üzerine çıkmak ve konuyu aşmak anlamında düşüncesini sonuna kadar kullanır. Somuttan soyuta, soyuttan somuta gidiş sürecinde tasarım bilgisinin yanında kendisine kattıklarının da ön plana çıkması gerekir.
Kendisine sunulan brife'in ötesinde tasarımı oluşturacağı yaratıcı grubun bir parçası olma durumunda olsun yada olmasın oluşturacağı tasarımlarda sanatsal gücünü ve sektörel bilgisini kullanmak durumundadır.
Müşterisinin psikolojik ve sosyal durumundan tutun da, tasarımını yapacağı ürünün bilinirliğine, marka güvenilirliğine, satın alınma durumuna kadar her aşama tasarımın içerisinde kendisine yer bulur.
Yaratacağı bir marka ise, farklı, kampanya ise farklı concept içerisinde davranmak durumundadır. Ulusal yada yerel kampanyalarda bile farklılıkların oluşmasının zorunluluğunu kavramış olmalıdır. Promosyon kampanyası yada ürüne yönelik çalışmalarda lokal düşünce ve davranış düzeyini belirlemek durumundadır. Her tür kampanya veya tanıtım için aynı tarz davranış sergilenmesinin ürün açısından bir olumsuzluk, marka güvenilirlilği açısından eksi bir puan olacağını bilmek zorunluluğundadır. Tasarımının yapılacağı ürünün hitap edileceği kitle özelinde tasarım yapmak durumunda olabileceğini bile bilmek durumundadır.
Tüm bunların handikapını omuzlarında hissetmek durumunda olan bir tasarımcının geniş bir bakış açısına, gelişmiş ve güncel bir mesleki bilgi düzeyine, gerektiğinde sınırları aşabilecek ama gerektiğinde ise nerde duracağını bilecek bir mantık yapısına, kıvrak ve pırıltılı bir zekaya, mangal gibi bir yüreğe, anlatımı geniş sözcük dağarcığı zengin bir konuşma ve ikna yeteneğine ve daha saymakla bitmez kişisel becerilere sahip olması şarttır.
Yaşadığı toplumu aşamamış bir tasarımcının, tasarlama gücü cılız, düşünce yeteneği klişeci, bilgi düzeyi kısır, yeteneği ise paspas durumunda olur.
Bu anlamda yapılması gereken en önemli şey şudur...
Tasarımcı olmanın sıradan bir şey olmadığının kavranması.
Tasarımcı olmanın yüzeysel bilgilerle götürülemeyeceğinin düşünülmesi.
Tasarımcı olmanın kişisel öğrenim disiplininden kopulmaması gerektiğinin zorunluluğu.
Tasarımcı olmanın geniş bir bakış açısı ve zengin bir kültür düzeyinin olması bilincine uluşılması şarttır.
Bu şartları yerine getiremeyen kişilerin, istedikleri kadar o, bu, şu türünden program bilgilerinin olması hiç bir anlam oluşturmamaktadır. Tasarımcıya hangi programları bildiği değil hangi düşüncelerin hangi düzeylerinde dans edebildiği sorulur.
- Uçmuş bu abi..... türünden düşünceye sahip kişilerin günümüzde oldukça fazla bir yaygınlaşma süreci yaşaması tasarımcı olmanın şartının uçmak anlamıyla özdeşleştirilmesi yanlıştır. Tasarımcı yeri geldiğinde uçan, yeri geldiğinde ise yere en sağlam basan kişidir. Tasarımcılık böyle bir şeydir işte...
Saygılar...
|