|
Selam,
Bazı müşteriler vardır sürekli gelir. Bazı müşteriler ise yılda bir kez gelir. İşte onlardan birisi yine yılbaşı öncesi yanıma gelip geçen yıllarda olduğu gibi " Yeni Yıl Takvimi " yaptırmak istediğini söyledi. Kriz ortamı edebiyatından hareketle kendisine;
- Yürü be kardeşim. Yılda bir kez iş getiriyorsun ondan sonra da bizi esir alıyorsun...
diyemeyeceğimize göre başladık bu vatandaşın işini yapmaya. Bir yandan işini yaparken diğer yandan da son dönemde işlerin yoğunluğu nedeniyle pek fazla açmadığım MSN' yi açtım. Bir yandan sitede neler olup bittiğine bakıyor, aynı zamanda bu muhteremin takvimini hazırlamak gibi bir uğraşı sürdürüyordum. Yanımda oturup seyretmeyi sevdiğini belirten bu vatandaş kendi işinin nasıl hazırlandığını izlerken benim hem site hem de MSN üzerinden yaptığım yazışmalara da tanık oluyordu. Bir süre sonra bana dönüp;
- Abi bizim şu derneğe bir site yaptırdık. Sen sizin sitede yazdığın yazılardan birini bizim derneğin sitesi için de yazsana...
- Neden..?
- Abicim senin yazdığın yazılardan bazılarını okudum. Harbi yazıyorsun bir zahmet bizim site için de yaz da bizim de adımız geçsin hem sevap işlersin hem de derneğe ufakta olsa bir katkın olur ha ne dersin..?
- İyi güzel de kardeşim ben gazetelerdeki sinema eleştirmeni değilim ki. Hani şu siteyi izleyin acaip memnun kalırsınız gibi bir misyonum yok.
- Valla istersen yazarsın, hem yazsan ne kaybedersin ki.
- Haydaaa... Yok kardeşim ben sektörel yazıyorum. Hem sizin site grafik tasarımcılara hitap ediyormu ki..? Dur bakayım şu siteye adı nedir..?
www.falancakoydernegi.com
Siteye girdim ve baktım. İlk bakışta kendi halinde bir karadeniz köyü havasını koklamamızı sağlayan, hemşericilik ateşini söndürmemenin ötesinde kimseye herhangi bir yararı olmayacak türden bir site. O an kendisine bir şey söylemeden kendi kendime " Hımmm " türünden bir yaklaşım izledikten sonra işime döndüm. Takvim çalışmasını tamamlayıp bu meraklı müşteri arkadaşımızı yolcu ettikten sonra bir süre düşündüm.
- İnsanlar internet üzerinde neden site açmak ihtiyacını duyarlar..? Açtıkları bu siteden ne beklerler..? Çevrelerine topladıkları insanlara yardımcı olmak için mi yoksa onların sırtından para kazanmak için mi ya da herhangi bir amaçları olmadan sadece site açmış olmak için mi bu tür bir girişim içerisinde olurlar..?
Bu tür soruları çoğaltmak mümkün. Önemli olan hangi bakış açısıyla hangi yöntemleri uygulayarak hangi sonuca varmak istediğinizdir. Bunun dışında yaptıklarınızın veya yapacaklarınızın herhangi bir anlamı ve önemi yoktur. Dünyanın sekizinci harikasını oluşturabilirsiniz ama yaklaşımınız samimi değilse etrafınıza kendiniz gibi insanları toplamanın ötesinde herhangi bir etkinliğiniz ne yazık ki olamaz.
- Aylardır büyük uğraşlara gögüs gerdik ama şu an görüyoruz ki teveccühünüze mazhar olamamışız.
Bu veya buna benzer serzenişleri daha öncesi olduğu gibi şu an da bir çok site yöneticisinden duyuyoruz, okuyoruz.
• İyi de kardeşim sen kendi psikolojini hangi zemine oturtarak bu tür bir girişim içerisine girdin..?
• Olumlu şeyler yaptın da bu insanlar seni anlamakta mı zorlandı..?
Tuhaf düşünce biçimlerinin ve yaklaşım şekillerinin ürünü olan bazı sitelerin dün olduğu gibi bugün de yeniden, yine ve her zamanki uçuk davranış biçimlerini insanlar üzerinde deneme tahtası olarak kullanmak istemeleri kadar anlamsız ve yararsız bir durum yoktur. Uçuyorlar, ayakları yerden kesilmiş insanların davranış biçimlerini sergiliyorlar ondan sonra da gereken ilgiyi göremeyince başlıyorlar veryansın etmeye. Merak ettim araştırdım. Dünyanın etrafını kaplayan atmosfer kaç katmandan oluşuyor. Kısa bir araştırma sonrasında karşıma şu tür bir cevap çıktı.
1- Troposfer.
2- Stratosfer.
3- Şemosfer.
4- İyonosfer.
5- Eksosfer.
Bu arada Şemosfer tabakası kendi arasında ikiye ayrılıyormuş. Hay allah dedim kendi kendime. Bir tabaka varki kendi arasında ikiye ayrılıyor. Neymiş;
a- Ozonosfer
b- Kemosfer.
Bunların içerisinde bir tabaka var ki bu diğerlerinin yanında en çok ilgimi çeken o tabaka oldu.
Stratosfer
" Troposferden itibaren 17 - 30 km ler arasında bulunur. Bu tabakada su buharı olmadığı için, iklim olayı görülmüyor. Stratosferde sıcaklık değişimi yok gibi. Sıcaklık –45°C civarında. Stratosferde yerçekimi çok azaldığı için cisimler gerçek ağırlıklarını kaybediyorlar. "
Çok ilginç bir durum. Yer çekiminin neredeyse olmaması nedeniyle bu tabakada bulunan cisimler gerçek ağırlıklarını kaybediyorlarmış. Bazı siteler de sanırım Stratosfer etkisi kendisini hissettiriyor. Gerçek ağırlıklarının olmaması nedeniyle bu siteler ve onu yönetenler gerçek ağırlıktan yoksun uçan balonlar gibi ortalarda dolaşıyorlar. Doğada herşeyin bir karşılığı vardır. Doğa gerçekliğin tam anlamıyla kesin bir yansımasıdır. Riyakarlık, sahtekarlık, aldatma, kendini şirin göstermek gibi kavramların doğada karşılığı yoktur. Bu tür davranışlar insan oğluna özgü yapay, sonradan edinilen davranış biçimleridir. Bu tür davranışlar doğal olmadığı gibi, gerçekçi de değildir. Yaşamdaki karşılığı bu türlere özgü olarak ortaya çıkmanın dışında herhangi bir yansımayla kendisini göstermez. Sığ olduğu için anlamını bulmaz. Hafiflik içerdiği için gereken değeri ve önemi içermez. Hoştur ama oldukça boştur.
Boşluk duygusu ortaya çıkmış bir olgunun kendisini anlamsızlaştıran, gerçekle bağıntısını koparan hafifliği ön plana çıkartan özellikleri içerdiği zaman o yapı ve yapının içerisinde bulunan kişiler de bu sarmalın kendisi olmanın dışında herhangi bir anlam ifade etmezler.
Bizim takvimci müşterinin sitesine girip bir kez daha baktım. Her yeni girişte yeni bir takım özelliklerini keşfetme isteğiyle ilgili siteye yeniden baktığımda aslında değişen herhangi bir şeyin olmadığını farkettim. Amatörce hazırlanmanın ötesinde sanki girilmesi lüks bir hava yansıtmak bu tür sitelerin sanki ortak özelliği.
- Köylü bakış açısına göre hazırlanmış anlamsız ve yararsız bir site...
Burada köylü kavramı köyde yaşayan cin fikirli Anadolu insanını kapsamıyor. Bu kelimeye bakıp köylülüğü küçümsediğim veya aşağıladığım gibi bir yanılgıya kapılacak kişi olsa olsa kendi aptal sığ bakış açısıyla yazdıklarımı okumanın ötesine geçmeyen lümpen nitelikli kişidir. Bir dönem bir sitede yürütülen bir tartışmada bu tür bir hava yansıtan bir şapşalın yazdığı yazıyı okuduktan sonra uzun bir süre gülmüştüm. Şapşallığın zirvesine kendi bayrağını dikmenin ötesinde herhangi bir getirisi olmayan bu tür kişilerin neden bazı sitelerde odaklandığını şu ana kadar anlamış değilim. Sanırım bu tür yapılarda şapşal mıknatısı var.
Stratosfer. Atmosferin hoş bir tabakası. Resmen turnusol kağıdı etkisi gösteriyor. Maddelerin gerçek değerini, yoğunluğunu ve ağırlığını ortaya çıkartan bir katman. Bu madde özünde herhangi bir form kazanmış canlı veya cansız, biçimli ya da biçimsiz olabilir. Burada önemli olan bu tür formların düşünüp düşünemeyeceğidir. Bu tür canlılara eğer düşünüyorsa insan, düşünemiyorsa hayvan deriz. Bu tür canlıların Stratosfer tabakasında yansıtacakları etki gerçek yapılarını da ortaya çıkartacaktır. Aslında canlıları ve cansızları bu tabakada test etme olanağımız olsa eminim ortaya ilginç durumlar çıkardı.
Asıl işimizin bu olmaması nedeniyle bu tür testleri bilim adamlarına bırakıp biz kendi alanımızda ortaya çıkan durumlara gelelim.
Şimdi şu yazacaklarımı okuduktan sonra biraz düşünün...
Bir site düşünün. Bu site çevresine toplamayı düşündüğü insanlara yardımcı olmak amacıyla ortaya çıkmış, daha sonrasında binlerce üyesi olmakla övünen, üyesi olan kişilerin soru, sorun ve yardım isteklerini bir şekilde karşılamak amacıyla gecesini gündüzüne kattığını ve bilginin paylaşıldıkça artacağı sözünü olur olmaz yerde ne anlama geldiğini bilmeden kullanan, bünyede ortaya çıkan yazışma, tartışma ve karmaşanın çözüm noktalarını en anlamlı bir şekilde çözümsediği yaklaşımını ortaya atan bir yapı olsun. Bu yapı bir süre sonra birden ve aniden kapanıp yeni bir yapılanmaya gideceğini üyelerine duyursun. Aradan geçen süre içerisinde merak edip siteyi tıklayanlara da;
- Yenileniyoruz. Sabredin, bekleyin, görün bakın neler olacak...
türünden bir yazı ve bu yazıyla birlikte Vivaldi'nin " Four Seasons " albümünden bir bölümü sunuyor olsun(!). Entelektüel bakış açısı gereği bu tür bir davranışı pek çok kişi olumlu karşılayabilir. Hatta doğal olarak ben bile. İki ayı aşkın bir süre (sanırım) üyelerini beklettikten sonra bir Pazar günü yeniden açıldığında siteye girip inceleyenlerin;
- İnanılmaz bir çalışma performansı, harika bir tasarım örneği, olmazı olduran bir bakış açısı ve verilen emeğe saygının kişinin yüzünde bulduğu ifade...
türünden bir yaklaşım ve bakış açısının kişilerde ifadesini bulması beklenirken " Dağın Fare bile doğurmadığı " durumunun ortaya çıktığının görülmesi ve üzerine bir de bütün verilerin, bilgilerin hatta tüm üyeliklerin sıfırlanarak bir dönem başbakanlık yapan bir bayanın dediği gibi " Beyaz bir sayfa açtık " türünden ilginç ve tuhaf bir yaklaşımın ortaya çıkması sonrasında siz siz olsanız ne yaparsınız..?
- Kardeşim pes yahu. Utanmadan bunu da eleştirdin ya sana artık ne denir bilemiyorum. Yazdığımız yazıyı okuma zahmetine katlansaydın eğer bu tür bir değişimi hangi düşünceyle yaptığımızı da anlardın.
- Pardon, madem seni karşımda hazır bulmuşken okumama karşın bir de sana sorayım. Hangi düşünceyle..?
- Bilgi paylaştıkça çoğalır düşüncesiyle...
- Hımmm. Bak bu doğru işte. Sileceksin tüm arşivi ondan sonra da olmayan bilgiyi varmış gibi paylaşacaksın. Bravo hatta aferin size. Bu düşünceyle herkesi bilgiye gark ettiniz ya artık size ne söylenebilir bilemiyorum.
- ..!
Cehaletin ve iş bilmezliğin vücut bulduğu bu son durumu görünce hemen köy derneğinin sitesine döndüm. Güzelim doğanın tüm renklerini içeren fotoğraflara bakıp derin bir nefes aldım. O an sanki içime çektiğim oksijeni o doğa parçasından alıyormuş hissine kapıldım, rahatladım içime huzur doldu. Karadeniz'in eşsiz güzelliklerini girdikleri bu sitenin fotoğraflarında bulan insanların huşu bulacaklarını düşündüm. Fotoğrafların güzel ama site sunumunun ve tasarımının yanlış olması nedeniyle herhangi bir nitelik taşımayan bu siteyi kişisel hüznümle başbaşa kalarak terk ettim. Bu tür siteler insanların girip bakacakları ve;
- Daha güzel yapılsaydı belki de daha anlamlı bir amaca hizmet edecekti...
düşüncesine kapılacakları genel tanıtım siteleridir. Bunun dışında özel amaçlara hizmet etmek düşüncesiyle kurulduğunu iddia eden siteler ise amaçlarından sapmadan yaşamlarını sürdürdükleri oranda anlam kazanırlar. Amaçtan sapan herhangi bir davranış biçimine girdikleri anda ise önemlerini, değerlerini hatta ağırlıklarını bir anda kaybederler ve herkesin maskarası olmaya aday duruma gelirler.
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliğini kendilerine yakıştıran bu tür sitelerin yöneticilerine söylenecek daha fazla bir şeyler olmadığını düşünüyorum. Saptıkları amaçlarından öte geldikleri noktada paylaşacakları her ne kaldıysa onların bile farkında olamadıklarını kendi yazılarından anlıyorum. İlginç bir katmanmış şu Stratosfer. Bu atmosfer katmanında kişilerin ve yapıların gerçek değerleri anlamını kaybediyor. Tıpkı şu an bazı yapıların anlamını ve ağırlığını kaybettiği gibi.
Saygılar...
|