|
Selam,
29 Ekim 2009 Perşembe günü yeniden açıldığını ama kaldığı yerden devam edeceğini, genel ilkelerinde herhangi bir değişimin olmadığını belirten bir sitenin Genel Başkanının (!) açılış yazısını okudum. Arkadaş sağolsun eğlenceli bir yazı yazmış. Benden başka kimlerin bu yazıyı okuyunca gülmeye başladığını bilemiyorum ama ben bu yazıyı ilk bakışta oldukça eğlenceli ama derinliğine inildikçe inanılmaz bir felaket olarak değerlendirdiğimi söyleyebilirim. Sığ bakış açılarının ve yaklaşım biçimlerinin bu yazının mantığını anlamayacak türden değerlendirme şekillerinin genel doğrulara uymayacağını aklı başında olan herkesin bilmesi gerektiğini düşünmeme karşın niteliksel olarak yetkinleşmemiş kişilerin bu tür bir yazıyı okuyunca mutlu ve mesut insanlar safına katılacak saflar olacağını görmemek için 8 numara miyop olmak gerekir.
Bu bağlamda aklıma bundan yıllar önce ünlü bir politikacımızın söylediği bir söz geldi.
- Nerde Galmıştık..?
Yanlış anımsamıyorsam 1975 yılının başında hükümeti kurma görevi kendisine verildiğinde bu ünlü Türk büyüğümüz ağzı kulaklarında bu sözü kendisine soru soran gazetecilere yöneltmişti. Kaldığı yer 12 Mart Askeri Darbesiydi. Ülkeyi demokrasiden alıp askerin eline teslim etmiş ondan sonra da köşesine çekilip kendisine görevin yeniden verileceği tarihi beklemeye başlamıştı. Konuyu bu kişi üzerinde sürdürmeye gerek yok. Çünkü herkes artık bu kişinin kim olduğunu ve neler yaptığını biliyor. Bilmeyen varsa eğer demokrasi tarihimizi inceleyip öğrenebilir. Ben bu kişinin kaldığı yerden geldiği yeri belirtmek için söylediği sözü ele aldım. Konuya uygunluğu açısından...
Ben, bu bizim vatandaşları bu ünlü sözü söyleyen politikacımıza benzetiyorum. Neden mi..? Bu politikacımız 2 kez gitti 3 kez geldi ve her geldiğinde aynı sözü söyledi. Şimdi bu bizim vatandaşlar da gidip gelip kaldığımız yer edebiyatı yapıyorlar.
- Sizce bu vatandaşlar yazdıkları gibi kaldıkları yerden mi başladılar..?
İsterseniz yazıyı politikadan çıkartıp hayatın gerçeklerine doğru derin bir yolculuğa çıkartalım.
Açılış yazısında Genel Başkanımız Cem Yener yaklaşık 1 yıldan bu yana neler yaptıklarını ve düşüncelerini belirtmiş. Şöyle;
" Evet… birçoğunuz uzun zamandır bu siteye ne olduğunu düşünüyorsunuzdur (bundan eminiz). Aylardır, pek yakında ilanımızla birlikte ölmediğimizi; hayatta olduğumuzu anlatmaya çalışıyorduk. Gerçekten birçok konuda bazı şeylere ara vermek güzel oluyor. Benzer bir arayı da Steve Jobs bildiğiniz gibi 6 – 7 ay önce Apple’dan bir süreliğine uzaklaşarak vermişti. Ayağının tozuyla daha büyük projelere imza attı. Şimdi biz de buna hazırız…" demiş...
ElmaSuyu sitesine ne olduğunu düşünen kişilerin olabileceğini ben de düşünüyorum. Hatta bu sitenin bir an önce açılması ve kapanmadan önceki bakış açısı ve ilkeleriyle yaşamını sürdürmesini eğer kapandığı dönem yönetimde olanlar bu işi yapamayacaksa bu işi gönüllü olarak ele alıp başaracak başkalarının bu siteyi açmaları gerektiğini yine bu alanda 12 Ekim 2009 tarihinde " 60 Dakika " başlığı altında yazmıştım. Demek ki düşünenlerin arasında birinci sırada olanlardan birisi de benim.
Önce " Yine, Yeni, Yeniden " sonra " 60 Dakika " gibi ne anlama geldiği yoruma tabi sloganist açıklama yazılarından sonra eh nihayet site açıldı. Herkes gibi ben de meraktan kurtuldum. Merakım açılınca ne yapacakları değil, ne yapmayacakları üzerineydi. Çünkü neler yapabileceklerini zaten biliyordum. Burada önemli olan neleri yapamayacaklarıydı ki bunu da açıldıkları ilk gün gerek yazdıkları yazıdan, gerekse de sitedeki uygulamalarından öngördüğümüz noktaya geldiklerini bizlere kanıtlamış oldular. Ölmedikleri açık bir gerçek ama ne yazık ki can çekişiyorlar.
Bu arada bir de Steve Jobs konusuna yer vermiş Sayın Başkan ki bu da evlere şenlik bir yorum. Bu ara vermenin güzelliği değil Steve amcamızın sağlık sorunu Sayın Başkan. Muhterem Steve amca herkesin de bildiği gibi pankreas kanseri. Geçen yıl yapılan açıklamada kanseri yendiği ve bu hastalığın bir daha tekrarlamayacağı açıklanmıştı. Ama sonra gördük ki Steve amca malesef kanseri yenememiş. Bu borsaya yönelik aspragas bir açıklama imiş. Bu durumu sokaktaki adam bile biliyorken Kullanıcı Grubu olan bir sitenin Genel Başkanı nasıl bilmez..? Adam hasta. Durumu iyi değil. Geri döndükten sonra çıktığı ilk sunumdaki görünümüne dikkat etmediniz mi..? Resmen çökmüş bizim efsanevi Steve amcamız. Bir yıl önceki Steve'den eser yok. Yakalandığı kanserin tüm belirtileri yüzüne vurmuş. Sayın başkan bunu da mı görmüyorsunuz..? Hadi diyelim görmediniz, bilemediniz, algılayamadınız, perde arkasından sizi yönetenler de mi bilmiyor...? Uyumayalım başkan. Kullanıcı Grubu başkanı olmak dikkat ve titizlik ister. Bilgi sahibi olmayı gerektirir. Üstelik siz bir Apple Kullanıcı Grubu başkanısınız. Öyle sıradan bir göreviniz yok. Dile kolay koskoca bir başkan. Devam edelim...
" Siteye ne oldu da ara verdiniz? Site kapandı mı?
Hayır, tabiî ki ElmaSuyu kapanmadı. Sadece ara verdi. Kaldığı yerden de devam edecek. Bir sunucu sorunu yaşadık ve verilerimize ulaşamadık. Bu noktada aslında bizim de hatalarımız var ama bunun bize vermiş olduğu üzüntüden kısa zamanda sıyrılıp, size daha iyi bir alt yapı ile nasıl ulaşabileceğimizi karar vermemiz ve çalışmalara başlamamız uzun sürmedi. ElmaSuyu alışkanlıklarınızı çok fazla değiştirmeden, siz değerli Apple kullanıcılarına nasıl ulaşabileceğimizi düşünürken sonunda gerekli yapılanmaya karar verdik ve gerekli çalışmalara başladık. Varolan bütün kodlara yeni birşeyler daha eklemek zorunda kaldık. Ama sonunda istediğimiz hale geldi; Bütünleşik, sade ve aradığınızı rahatlıkla bulabileceğiniz yeni bir sistemle ElmaSuyu ailesi olarak tekrar karşınızdayız…" demiş...
Yapılan açıklamanın bu bölümüyle ilgili olarak öncelikle şunu belirtmem gerekiyor. ElmaSuyu artık kapanmadan önceki ya da ara verdiklerini söyledikleri yapısıyla yoluna devam etmeyeceğini bizlere net olarak gösterdi. Ama bundan önce şu veri tabanı sorununa kısaca değineyim. Veri tabanını herhangi bir sitenin yönetiminde olan kişilerin belirli aralıklarla yedeklemesi ( ki buna backup da denir ) gerekir. Bu yedeklemeyi yaptıklarını da biliyorum. Şimdi bu açıklama ile aslında yapmadıklarını mı anlatmaya çalışıyorlar yoksa sitelerini başka bir yapı üzerine oturttukları için aradaki veri transferini yapamadıklarını mı anlatmaya çalışıyorlar belli değil. Bu tür muğlak, nereye çekersen oraya giden açıklamalar mantıklı olmaktan oldukça uzak bir durum sergiliyor ki buna kim inanır kısaca düşünelim isterseniz. Başkan bu açıklama da olmamış. Daha mantıklı ve cesur bir açıklama beklerdim sizden. Şu şekilde bir açıklama yapsaydınız bence daha inandırıcı olurdu.
- ElmaSuyu bundan sonraki yayın hayatına yeni bir kimlikle başlama kararı almıştır. Site yöneticisi olarak bizler aldığımız bu kararı sizin de anlayışla karşılayacağınızı umar, bundan sonraki süreçte bu yeni kimlik ve bakış açısıyla vs, vs...
Bakın ne güzel bir açıklama. Konuya siteye üye olmuş bilmem kaç nickname'li kişiyi de katarsınız olur biter. Bu ne..? Veri tabanına ulaşamadık, hatalarımız oldu, üzüldük ama yılmadık, usanmadık yolumuza devam ettik... Başkan senden daha inandırıcı açıklamalar beklerdim diyorum ama buna ben bile inanmıyorum. Eldeki malzeme ne yazık ki bu. Bu malzemeden de ancak ortaya bu tür bir site çıkardı ki zaten bu da oldu. Ehven-i şer mi desek ne desek acaba..? Neyse, devam etmeyi sürdürelim...
" İsterseniz ElmaSuyu’nun bu güne kadar ne olduğunu ve nerelere gelebildiğini ele alalım. 2004 yılında kurulan bu aile kısa sürede çok sayıda kullanıcıya kavuştu. Üyelerinden aldığı destekle birlikte, birçok etkinliğe imzasını attı. En az 4 kere sitedeki arayüzünü değiştirdi ve 3 kere de kullanıcı veritabanını sıfırlamak zorunda kaldı. Her defasında da üyeleri yani siz değerli Apple kullanıcıları bizleri yalnız bırakmadı. Bu inanılmaz bir olay aslında ama olayın perde arkası yine aynı; özverili çalışma, kendini adama ve en önemlisi de SİZ… yani bizim ailemizin birer üyesi olan Apple kullanıcıları… " demiş...
2004 yılında şaibeli bir şekilde kurulan ( şaibenin ne olduğunu bir önceki yazımda ayrıntısıyla belirtmiştim) ElmaSuyu periyodik olarak veri tabanını sıfırlamayı kendisine alışkanlık edinmiş olduğunu Başkan bu yazısıyla da ortaya sermiş oldu. Birçok etkinliğin ne olduğunu da kısa bir araştırma ile görebilirsiniz. Hatta bu noktada üyesi ve yöneticisi olduğum dönemde arkadaşları sıkıştırmama karşın icazet almadan etkinlik düzenleyemeyeceklerini, bunun nedenlerini ve niçinlerini üstü kapalı da olsa açıklamışlardı. Bence olayın perde arkası ne yazık ki beceriksizlik. Buna kılıf bulmak sonuca etki yapmaz. Geçen süre içerisinde 4 kez arayüzün değiştirilmesi de yine aynı beceriksizliğin güzel bir ifadesi olarak ortaya çıkıyor. Joomla'nın ne olduğundan haberi olmayan kişilerin site arayüzü düzenlemeye soyunmaları gelinen noktayı göstermek adına güzel bir açıklama olmuş. İtiraf burada anlamını bulmuş. Bu itiraftan sonra hala tutup kaldığımız yerden devam ediyoruz demek ne anlama geliyor bunu da açıklasalar iyi olacak.
Sayın başkanımızın konuyla ilgili yapacağı açıklamadan önce isterseniz ben şöyle bir açıklama yapayım. 16 Eylül 2006 tarihinde ElmaSuyu sitesinin yeni yapılanmasının ne anlama geldiğini belirten aşağıdaki bu yazıyı o dönem sitenin Kullanıcı Sorumlusu olarak yazdığımda yönetimde olanlar bu yazıyı karşı çıkmamış hatta sonuna kadar desteklediklerini belirtmişlerdi. Peki ben bu yazıda hangi noktalara işaret etmişim. Buyrun okuyun bakalım ne göreceksiniz.
............................................................................................
Selam,
İlgililere ve konuyla ilgili bilgisi olanlara cevaptır...
ElmaSuyu bir Macintosh Kullanıcı Grubu (MUG) sitesidir. Bunun anlamı Türkiye'ye bakıldığında pek anlaşılacak türden bir durum değildir ve bugüne kadar da olamamıştır. Dünyadaki diğer kullanıcı gruplarına baktığımızda onların Apple Macintosh kültürünü oluşturmak, bu kültürün kişilere olan kısa ve uzun dönemli getirilerini sağlamak, kullanıcıların genel ve özel ilgi alanlarını yönlendirmek, sorunlar karşısında ve çözümsüz kalma durumunda olan kişilere çözüm yolları üretmek üzerine kurulmuş yapılardır.
Türkiye'nin kendine özgü yapısı, Türk insanının olaylara ve durumlara olan kendine özgü yaklaşım açısı nedeniyle ve Macintosh üzerine oluşturulan sitelerin kurucularının ve geliştiricilerinin bizim insanımızdan oluşmasının ve en önemlisi de gelişmenin kendisinden sürekli uzak durmaları, yaşamın dayattıkları yerine kendi durumlarını ön planda tutma istekleri bu tür bir yapının bugüne kadar oluşamamış olmasının en birincil nedenidir.
Bunun dışında durumun kendisinin bir anlamda entelektüel unsurları içerisinde barındırıyor olması, elit yaklaşım biçimlerinin bazı kişilerde düşünce olarak hakim olması, faydacı düşünceyi savunan unsurların kişisel egolarını sürekli ön planda tutma istekleri de yapıların kısır kalmasındaki etkenlerden bazılarıdır. Her dönem ortaya çıkan ve kendisini oluşumun merkezi, düşüncesini ise her durumun çözümleyicisi olarak gören bu tür unsurlar kurduklarını ve sürdürdüklerini sandıkları sanal ortamlar içerisinde kendi sanal rüyalarını camianin genel düşüncesi ve istekleri olarak göstermeye çalıştılar. Sorunlara çözüm bulduklarını sandıkları sanal listelerde yada kendilerini dünyanın merkezi olarak gördükleri sitelerinde homojen olmayan, kısır tartışma yada çekişmelerin sürekli yaşanmasının zemininin sitenin yada yapının sorumluları tarafından başlatılıyor olması ise traji komik bir durumdur.
Kendilerini camianın duayeni olarak gören kişiler oluşan bu tür durumlara çözüm bulacaklarına bulanık suda balık avlama yöntemini benimsediklerinden oluşan karmaşa ve kargaşa ortamından kendilerine pay çıkarma kurnazlığına soyundular. Macintosh kullanıcılarını sağmal kişiler olarak ve kendilerine her ne verilirse onu kabullenir unsurlar olarak gören bu zihniyet savunucuları yarattıkları ortamın / ortamların savunulmasında ise kendilerine karşı çıkan unsurlara kaşı düşmanımın düşmanı benim dostumdur faydacı yaklaşımını benimseyip bu gidişe artık dur demek gerekir düşüncesinde olan kişilere karşı kendilerince oluşturdukları sanal kutsal ittifakların içerisinde yer aldılar.
Keşmekeşin, belirsizliğin ve hatta at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir ortamın alabildiğine fütursuzlaştığı dönemde yapının ve yapıların kendisi içerisindeki iyi niyetli unsurlar bu duruma ve oluşumlara sürekli karşı çıktılar.
- Bu tür unsurların camiayı küçük düşürdüğünü, davranış biçimlerinin ve sığlığın bir an önce son bulması gerektiğini sürekli belirttiler.
Bu ve buna benzer durumların ElmaSuyu içerisinde de kendisini hissettirir ve yapıyı yıpratır bir düzeye gelmesi sonucu bu gidişe dur demenin zamanının geldiği sitenin üyelerinin de bunu desteklediği bir duruma gelmişti. Artık yapılacak tek şey kalmıştı. Yapının yeniden düzenlenmesi. Birliktelik, yardımlaşma, bilgilendirme, ortak düşünce ve bunların tümünü içerisinde barındıracak sağlıklı bir oluşum.
Her üyenin gerçek kimliği ve o kimliğin sorumluluğunu yerine getirecek yaklaşımı göstermesi. Macintosh Kullanıcı Grubu yapısı ve çatısı altında Türkiye'de yeni bir başlangıcı gerçekleştirmek.
Önümüzdeki süreçte yapının sağlıklı ve gelişime açık olarak yaşamını sürdürebilmesinin temel şartı homojen bir kullanıcı profilinden geçmektedir. Ne olduğu belirsiz bir sürü unsurun hangi amaçla ve ne tür bir faydacı yaklaşımla yapının içerisinde yer aldığının bilinmemesinin önüne geçmek.
Amacımız Türkiye'de henüz gerçekleştirilmemiş olanı yani Macintosh Kullanıcı Grubu yapısını oluşturmaktır. Bu anlamda başlangıcın sağlıklı ve istenilen çerçevede olması bu tür bir yapının ülkemizde de olabileceğinin en önemli kanıtıdır. Bundan sonraki süreç tüm Macintosh kullanıcılarının ortak çıkarlarının oluşturulması ve kendi iş alanlarında sağlıklı gelişiminin sağlanmasının ön şartının hazırlanmasıdır.
Macintosh kullanıcılarının gelişmeye açık, düşünce ve yaklaşım biçimi olarak zenginleşmiş unsurlar olarak yaşamlarını sürdürmeleri temel hedeflerdendir. Bu hedefe varmak için ElmaSuyu Kullanıcı Grubu olarak üzerimize düşünleri yerine getirmek ise görevimizdir.
Saygılar...
............................................................................................
1 - ElmaSuyu sitesinin önümüzdeki süreçte Macintosh Users Group (MUG) yani Türkçe açıklamasıyla Macintosh Kullanıcı Grubu kimliğini kazandığını,
2- Bu süreçten sonra artık sanal ortam mantığının sona erdiğini ve bu mantıkla paralel olarak siteye üye olmaya kendisini aday gören kişilerin gerçek kimlik bildiriminde bulunarak üye olmalarının bir zorunluluk olduğunu,
3- Bir dönem kendisini Macintosh kullanıcılarına yardımcı olmaya aday gören kişilerin içerisine düştüğü açmazların, ben merkezci bakış açılarının ve çıkarcı yaklaşım biçimlerinin önümüzdeki süreçte son bulacağını,
4- Bulanık suda balık avlama düşüncesine sahip unsurların önümüzdeki süreçte artık ElmaSuyu sitesini kendilerine tatmin merkezi olarak göremeyeceklerini,
5- Tüm bunlardan hareketle önümüzdeki süreçte Kullanıcı Grubu bakış açısı çerçevesinde homojen bir yapının sağlıklı bir temel üzerine oturtulması.
Yazdıklarımdan okuduğunuz gibi o tarihte yönetimin resmi ağzı olarak yaptığım bu açıklama önümüzdeki süreçte ElmaSuyu Kullanıcı Grubu sitesinin genel bakış açısı ve mantığının hangi temel üzerinde yükseleceğinin önemli bir belirtgeci olmuştur. Bu yazı o dönem sitenin yönetiminin ve üye olan kişilerin de desteğini almış bir genel açıklamadır. Okuyanlar bu yazıda ne anlatmaya çalıştığımı anlayamamış olabilirler ya da bu tür bir yazı o dönem hoşlarına gitmiş olabilir. Bunu bilemem. Bildiğim bir şey var ki o da bu yazı sonrası aklı başında herhangi bir kişinin çıkıp,
- Abi sen bu yazıda ne anlatmaya çalıştın. Bizim bu tür bir amacımız yok ki...
sözünü sarfetmemiştir. Durum bu olunca ben de doğal olarak genel düşüncenin özel açıklamasını yapmanın haklı gururu ile düşündüğümüz ortak yolda yürümeye devam ettim.
Şu an, " Yine, Yeni, Yeniden... " sloganıyla açılan ElmaSuyu geldiği bu noktada kaldığı yerin çok gerisinden 2005 yılının son çeğreği olan sohbahardan başladı. Peki arada geçen 4 yıla ne oldu. Çöpe atıldı. Başkan abimiz geçen 4 yılı bakış açısı, düşünce biçimi ve ilkeleriyle hatta veri tabanıyla birlikte bir çuvala koyup çöpe attıktan sonra nasıl olur da kaldığımız yerden devam ediyoruz der..? Şu an sitede bir önceki dönem karşı çıktığınız üyelik sistemini uyguladığınızın farkında mısınız..? Bu tür nickname ile üye olunmasının o dönem ne tür sonuçlara vardığını gelinen şu noktada eminim siz de hatırlamıyorsunuzdur. Yakında hatırlarsınız. Farkında olmadığınız düşüncesiyle sitenizin üyesi olan kişilerden bazılarının nickname'lerine isterseniz kısaca bakalım.
- iPod22
- Meytoo
- astronotfehmi
- ErasE
bu şahıslar şu an ElmaSuyu sitesinin nickname ile üyesi olmuş kişilerden bazıları. 21 Ağustos 2006 tarihinde netliğe kavuşan ElmaSuyu yeni yapısının ana ilkelerini içeren yazının " Üyelik Şartları " bölümünün 2. maddesinde bakın ne yazıyor.
2.) Üyelik kişiye özeldir, takma isim ve gizli kimlikle üye olunamaz, başka kişilere herhangi bir sebepten dolayı devredilemez. Üyelik ve verilen mail adresi kullanımı ücretsizdir. Üye olunabilmesi için başvuru bölümünde istenilen bilgilerin eksiksiz doldurulması gerekmektedir. Eksik tek bir bilgi olduğu takdirde üyelik bilgi verilmeksizin red edilir.
Bu madde 2006 yılı Eylül ayında yeniden açılan ElmaSuyunun temel ilkelerinin neredeyse 1. maddesiydi. Bu maddenin şu an geçerli olmadığını verdiğim kişi örnekleriyle görüyoruz. Bizim Sayın Başkan hala kaldığımız yerden devam ediyoruz sözünü neden sarfediyor sizce..? İnandırıcı olmak için. Peki gelinen bu noktada inandırıcı olabilir mi..? Hiç sanmıyorum. Devam ediyoruz...
" Resmi Apple Kullanıcı Grubu olmak için gerekli çalışmaları yürüterek, ElmaSuyu’nun oldukça en iyi şekilde sizleri temsil etmesi için çalıştık. Bunun için alt yapı ve yönetim yapımızda derin değişiklikler yaptık. Daha önceden oluşturduğumuz bu çizgi doğrultusunda devam ederek ElmaSuyu’nu daha iyi yerlere taşımaya ve siz Apple kullanıcılarının sesi olmaya devam edeceğiz. " demiş...
Geldiğiniz noktada bu düşünceyle sizlerin artık bu misyonu sürdürmeniz mümkün değil. Yapacağınız en doğru hareket bu saatten sonra kendinize yeni bir sayfa açmış olduğunuzu ve geçmişin üzerine sünger çektiğinizi belirtin. Korkmayın açıklayın. Merak etmeyin kimse size karşı çıkmaz. Hatta bu üye profili içerisinde yapacağınız açıklamayı destekleyenlerin çokluğunu gördüğüzde bu durum karşısında siz bile hayrete kapılabilirsiniz. Sizler bu üye profili için bu güne kadar hiç bir şey yapmadınız. Aradan aylar geçtikten sonra çıkıp,
- SİZ… yani bizim ailemizin birer üyesi olan Apple kullanıcıları…
sözünü ne anlama geldiğini düşünmeden yazıyorsunuz. Sayın Başkan bu düşünce senin mi yoksa perdenin arkasına geçip neler olacağını merakla bekleyen kişilerin mi..? İyi olursa biz yaptık, kötü olursa bunlar. Her zamanki gibi içi boş ucuz bir senaryo.
" Kuruluşundan beri yöneticiliğini üstlenmiş olan Hüseyin Usta uzun süre önce görevini bize devretti ve artık aramızda değerli bir üye olarak kalacak ve bizlere bu şekilde yardım etmeye devam edecek. Yeni yönetim sitedeki Hakkımızda bölümünde incelenebilir. " demiş...
Şimdi bu bizim Sayın Başkan adına yöneticilik denen şeyin ne olduğunun sanırım farkında değil. Yöneticilik kişinin adının bir yerlerde yazılması değildir. Bir kişi adını bir yerlere yazdırmadan da yönetici rolü üstlenebilir. Buna literatürde gizli yöneticilik ya da perde arkasından yönetme denir. Ön planda birileri durur ama asıl yöneten elinde ipleri tutandır. Bizimkilerin durumu da aynen bu şekilde. Bununla birlikte ElmaSuyu yönetiminde kapanmadan önce bulunan kişilerin neredeyse tümü yok. Kimlerin olmadığına da değinelim mi..? Liste şu şekilde.
1- Hüseyin Usta
2- Mehmet Karakurt
3- Özkan Özcan
4- Dursun Çavuş
5- Nüket Hotalı
6- Hüseyin Asa
7- Engin Ay
Peki nerede bu şahıslar. Kaldığı yerden devam ettiğini söyleyen bir yönetimin aynı kişilerle yeni döneme başlaması gerekmiyor mu..? Yoksa sık sık tekrarlanan bu kelimenin ne anlama geldiğini biz mi bilmiyoruz. Başkan bu şahıslar nerede..? Neden yönetimde yoklar..?
Aslında bu soruyu yalnız benim değil bu siteye şu an üye olan herkesin sorması gerekir. Ben sorunca tuhaf, anlamsız hatta paranoik bir yaklaşım olarak algılanabilecek bir durum üyelerin sorgulamasıyla belki anlam kazanabilir. Şeker kardeşim, Sayın Başkanım bu tür bir açıklama yazısıyla komik duruma düşeceğini düşünmedin mi..? İlgili durumu bilmeyen için hoş bir açıklama olacak bu durum bizim için aslında çok büyük anlamlar ifade ediyor. Kaygı " Ya tutmazsa " noktasında kesişiyorsa eğer bu şahısların kendilerini başta Hüseyin Usta olmak üzere perde arkasına çekmeleri onlar açısından normaldir.
Hatırlarsanız eğer, bunların ticari olarak nitelendirdikleri diğer sitelerinde de bir dönem benzer bir " Maya tutma " konusu olmuştu. Orada maya tutmadı ve sonuç şu an ortada olduğu gibi hezimetle sonuçlandı. Sıradan, sığ ve ıssız bir gezegen olarak internet dünyasındaki yerini aldı. Şimdi aynı korku bu site için de geçerli.
- Korku dağları bekliyor...
Bütün elma kurtlarını bu anlamda göreve çağırıyorum. Moderatörünüz olan Hüseyin Usta'nın perde arkasından yönettiği bu son Apple Kullanıcı Grubu sitesini yaşatmak sizin de birincil görevinizdir. Üstelik artık kendi adınızla girme zorunluluğunuz da yok. Bu noktada büyük bir geri adım attılar. Bu tür bir kullanıcı grubunu yaşatmak öncelikle sizin birincil göreviniz olmalı. Aksi durumda Türkiye gibi bir ülkede resmi kullanıcı grubu kalamayacak. Korkarım misyonunuz ve vizyonunuz sarsılacak. En önemlisi de kariyeriniz ve etkinliğiniz bu anlamda tartışmaya açılacak. Doğal olarak siz de bunu istemezsiniz sanırım.
Bu arada kapanmadan önce ortada olan bir sorundan hiç söz edilmiyor.
Yukarıda adını saydığım bu yöneticiler bir sabah erkenden kendilerini
yönetimden neden silmişlerdi..? Hatırlayalım. Neden..? Bir dönem
kendisine sahip çıktıkları bir şahsın ortaya çıkan pisliklerine göz
yuman bu muhteremler daha sonra açıklama yapamayacak duruma
geldiklerinde birden ve aniden yönetimden isimlerini silmediler mi..?
Bir sabah erken aniden toz olmadılar mı..? Peki o sorun çözüldü mü..?
Hiç sanmıyorum. Sayın başkanımız bu konunun ne olduğunu benden daha iyi
biliyor. Herşeyi açıklığa kavuşturduğunuz gibi bu konuyu da güzel
açıklamalarınızla nasıl sonuçlandırdığınızı bizlere açıklasanız...
Adı soyadı bilinen, şahsiyetiyle ortada duran bir kişinin yaptıklarına
bile engel olamayan, olmak bir yana bir dönem göz yummaya kadar işi
götüren bu şahıslar şu an geldikleri noktada siteye adı sanı bilinmeyen
tuhaf tanımlama ve nickname'ler ile giren kişilerin yapacaklarına nasıl
engel olabilecekler işte şimdi bunu da düşünmeleri gerekiyor.
Son anda farkettiğim bir şeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Sitenin " Hakkımızda " bölümündeki bir yazı gördüm. Yazı şöyle;
"
Uğraşlarımız sadece farklı kullanıcı profiline sahip Mac kullanıcıları
arasında bilgi paylaşımını sağlamak ve iletişim kurmak değil,
Türkiye’de Apple Eco-Sistemini anlatabilmek ve yaygın olarak
kulllanımını teşvik ederek bunun büyük bir teknoloji kültürü olduğunu
projeleriyle ve gerçekleştirdikleriyle anlatabilmektir. " demişler...
Adına Apple Eko Sistemi denen şey dünyada kaldımı ki Türkiye'de
olsun. Bu sözün bundan bir kaç yıl önce anlamı vardı. Aradan geçen
yıllar içerisinde bazı kişilerin adına eko sistem denen ve bir dönem
geçerli olan ama gelinen noktada artık bu bakış açısının geçerliliğinin olmadığını anlamış olmaları gerekirdi
ama ne yazık ki bunu da anlamadıklarını görüyoruz. Bakın şu an ben üzerine Mac
OSX 10.5.X Leopard yüklenmiş Dell marka bir taşınabilir bilgisayardan
yazıyorum. Durum bu hale gelince artık eko sistemden söz edilmesi kadar
saçma bir şey olamaz. Eko sistem Apple'ın Intel işlemciye geçmesiyle
birlikte son buldu. O tarihten sonra artık Apple ürettiği Mac OsX
sistemi dünyanın bütün geliştiricilerine (Developer) açtı. Geliştiricilerin bu sistemi şu an dünya üzerinde üretilen tüm masaüstü
ve taşınabilir bilgisayarlara uyarlamasını el altından destekliyor.
Steve Jobs'un bir sistem geliştirici ve aynı zamanda hacker olduğu
gerçeğinden hareketle bu tür bir davranışı sergilemesi doğaldır.
Görünüşte Pystar gibi firmalara dava açmış olmasına karşın OSX86'cıları
da desteklemekten geri durmuyor.
http://www.osx86project.org/
Şu an dünyada pek çok geliştirici (developer) gönüllü olarak Apple Mac OSX sistemine donanımsal yazılım üretir duruma geldi.
Adına PC denen bilgisayarlar üzerinde Mac OSX sistemler koşuyor hem de
Apple'ın ürettiği muadil ( aynı hıza ve donanıma sahip )
bilgisayarlardan daha hızlı ve uyumlu çalışarak. Peki adına Eko
sistem denen şey bu anlamda ne oldu..? Ne olacak tarihin tozlu
raflarına çoktan kalktı. Konuyu bir adım daha ileri götürerek adına şu linki incelemenizi öneririm.
http://www.opensource.apple.com/
Apple resmi olarak açık kaynağa yöneldi. Apple'ın artık tek bir amacı var. Dünya üzerinde hangi marka adı altında üretilirse üretilsin bütün bilgisayarların üzerinde MacOSX sistemin koştuğunu görmek. Yıllar önce yapması gereken şeyin en sonunda farkına varan 1 dolar maaşla dünyanın en zengin 50 kişisi arasına girmeyi başaran bizim anlı şanlı Steve amcamız nihayet kaleyi içten fetetmenin yolunu buldu. Steve Jobs gelişimin bu aşamaya geleceğini önceden görüp eko sistem palavrasından vazgeçti ama bizim eko sistem borazanları bu gerçeği hala görememiş. Bu kafa yapısıyla görebilmeleri de ne yazık ki mümkün değil.
Üye yapısını, veri tabanını hatta herşeyini sıfırlamış bir site ve onun cikletten çıkmış sayın başkanı bu tür bir açıklama ile etrafına topladığı kişileri belki düşüncelerine inandırabilir ama bizleri kesinlikle inandıramaz. Sorgucu bakış açısına sahip kişilerin neyin ne olduğunu ve nereden nereye geldiğini düşünerek, algılayarak ve en önemlisi de sorgulayarak sağlıklı bir şekilde değerlendireceğini herkes gibi biz de biliyoruz. Sorunları çözmek yerine ortaya yeni sorunların yaşanmasının zeminini oluşturacak bir yapıyı aradan geçen süre içerisinde sanki hiç bir şey olmamış gibi ortaya çıkartmak olsa olsa bu arkadaşlara özgü bir durum olurdu ki biz de zaten yaptığımız değerlendirmelerde bu noktalara işaret etmiştik.
Beklenenin dışında bir şey olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Şu an yönetimi perde arkasından götürmeye çalışan kişilerin biraz cesareti varsa ortaya çıkıp bu yapıyı kendilerinin bu hale getirdiklerini açıklamaları gerekir.
- Biz yapmadık onlar bu hale getirdi...
sözü bu saatten sonra ne onları ne de bunları kurtaramaz. Ortada var olan gerçeklerin üzerine sünger çekip çözülmemiş sorunları erteleyip bir yerlere varılacağını düşünenler gelinecek noktada içerisine düşecekleri açmazın sorumluluğunu da kaldıramayacaklardır. Dürüst olup ilkelerden vazgeçildiğinin açıklanması kadar doğal bir şey olamaz. Bu açıklamayı yapma cesaretleri bile yok. Safsatayla, magalatayla, şamatayla konuyu geçiştireceğini düşünen kişiler gerçeğin tokadını yediklerinde kendilerine gelseler de artık iş işten geçmiş olur.
Saygılar...
Not: Okuduğunuz yazı ne yazık ki bitti. Bu yazıdan çok şey bekleyip hiç bir şey bulamayanlar olabilir. İlkeleri, vizyonu ve misyonu boş bir çuvala koyup çöpe atan bir zihniyeti dikkate almayıp benim bu şahıslara karşı ne yazacağımı bekleyenlere söylenecek son sözüm şudur.
- Gerçeğin kendisini ıskalayanlar, lafsalasına dört elle sarılır...
|