|
Selam,
Bu tanımlamanın ne olduğunu eğer bilmiyorsanız birçok kişinin yaptığı gibi hemen günümüzün cankurtaran simidi sayılacak niteliğe ulaşmış google'a,
- Hacker nedir..?
sözcüğünü yazıp çıkan sonuçlardan en göze çarpanlardan birine tıklayıp tanımlamanın ne anlama geldiğine bakabilirsiniz. Ben de bu noktada bu kesin olmayan ama geçici çözüm yoluna başvurdum. Ortaya çıkan farklı tanımlamaları beyninizin ve mantığınızın süzgecinden geçirip kendi bilginizle çarptığınızda karşınıza hacker'ın ne olduğunu gösteren bir tanımlamanın çıktığını görürsünüz.
Adına hacker denen kişi öncelikle bir bireydir. Bu birey bilgisayar teknolojisinin ne olduğunu kavramış, yazılım sektörüne bir yerinden bulaşmış, açıkları kendi lehine dönüştürebilme becerisini edinmiş bir yazılım uzmanıdır. Olumluya veya olumsuza dönük her ne olursa olsun öncelikli amacı ortaya çıkartılmış yazılımların kodlarını kırıp mevcut yazılımları kendi düşüncesi doğrultusunda yeni bir forma dönüştürmektir.
Bir anlamda hacker kopya çekmesini ustaca becerebilen yaramaz bir öğrencidir. Sınava hazırlanmanın yöntemi olarak benimsediği kopya hazırlama işlemi sırasında aslında ilgili derse farklı bir bakış açısıyla yaklaşmasını becerebilen, sınav anında kopya çekemeyecek olsa bile kopya hazırlamak için harcadığı enerji ve düşünce yoğunluğu nedeniyle kazandığı bilgiyi sınav kağıdına aktardığında sonuca giden yolda bir şekilde başarılı olabilmeyi becerebilen, sıradan olmayan, ilgi düzeyi ve yaklaşım şekli farklı zeki bir kişidir.
Bu zeka düzeyi nedeniyle mevcut sistemde bir şekilde ön plana çıkmayı becerebilen bu bizim yaramaz kopyacı ( hacker ) öğrencimiz büyüdüğünde bilgisayar teknolojisinin yazılım yönünde bir şekilde söz sahibi olmayı da ustaca becerebilir. Bunu başarmak için öyle alim ya da profesör olmaya gerek yok. Sistematik bir yazılım bilgi düzeyi bile bir noktadan sonra kişiyi karşısına çıkan yazılımlarla misket oynayan bir çocuk konumuna getirebilir.
Buradaki amaç elinin altındaki yazılımları hangi düşünceden hareketle yeniden düzenleyeceğidir. Geliştirmeye yönelik olarak düzenleyecekse sorun yok. Fakat aksi yönde düşünce geliştirmeye başlarsa işte o noktada sorunlar başlıyor demektir. Ortaya yine adına yazılım denen virüslerin, trojanların, solucanların çıkması an meselesidir.
- Yani neymiş hacker..?
Bir yazılımın yeniden düzenlenmesi aşamasını gerçekleştiren cin fikirli, müzip, yaramaz yazılım uzmanı bir kişiymiş. Herşeyden önce hackerlık yazılım düzenleme noktasında kişisel bir bakış açısı, yaklaşım ve davranış biçimiymiş.
Bunun yanında kurumsal hackerlık diye bir kavramı bu güne kadar duymuş olanınız var mıdır bilemiyorum. Şahsen ben duymadım. Belki vardır ama ben bilmiyorum. Aslında bu tür bir düşünceye sahip bir kurumun olabileceğini de düşünmüyorum. Yazılım üreten firmaları hackerlık kapsamı içerisinde düşünmüyorsak eğer bu tür bir kurumun olabilmesinin ne anlamı ne de mantığı olabilir.
Fakat varmış. Hem de Türkiye'de..!
Bunu kim mi söylüyor..? Adına elmasuyu denen ve Resmi Apple Kullanıcı Grubu olan bir sitenin yöneticilerinden birisi. Sitelerinin haber bölümünde bu aklı evvel yönetici,
" Mac OSX Ne Zaman Size Gerçekten Merhaba Diyecek "
başlığı altında yazdığı yazının bir yerinde bakın ne demiş..?
" ... Sağolsun Bilkom bu güne kadar birçok kere Hacklenmiş Türkçe sistemler sundu bize ama biz bu desteğin diğer dillerde olduğu gibi resmi olarak Apple tarafından yapılmasını istiyoruz... "
Yazının bu bölümünü okuyunca birden bilgisayarın başında dondum. Bu güne kadar bildiğimi sandığım tüm tanımlamaların aslında yanlış olduğunu düşünecekken birden içimden gelen bir sesle irkildim.
- Oğlum Melih, sen bu yazıyı yazdığını sanan kişiye mi inanacaksın yoksa bu güne kadar bildiğin gerçeklere mi..?
Akıl muhakememi yapıp içimden gelen sesin bir kez daha doğruyu söylediğini gördüğüm zaman bu ilgili yazının bu bölümünün ne anlama geldiğini kendimce sorgulamaya başladım.
- Apple'ın yerelleştirme politikasını,
- Bu düşünce çerçevesinde Apple'ın resmi Türkiye Distribütörü olan Bilkom'un bu doğrultuda yasal olarak yaptığı sistem Türkçeleştirmesini,
- Bununla birlikte sisteme Türkçe dil desteğinin kazandırılması için üretilen Turkish TU Support gibi bir yazılımın klavye betiği olarak sisteme kazandırılmasını,
- Bugüne kadar gerek Classic sistemlerde ( Mac OS 9.2.2'ye kadar ) gerekse de Mac OSX sistemlerde başarıyla gerçekleştirilen Türkçe sistemlerin bilgisayarlar üzerinde şu an çalışıyor olduklarını ve genel anlamda herhangi bir sorunla karşılaşılmadığını,
bu düşünceye göre Bilkom'un bu güne kadar gerçekleştirmiş olduğu bu başarılı çalışmaların tümü aslında sistemi hacklemekmiş. Bu yazıyı yazan şahsa göre Bilkom aslında bir hacker firma olarak tarihe geçmiş oldu. Böyle bir şaçmalık olabilir mi..? Ben bu yazıya gerçekten şapka çıkartıyorum. İlgili şahıs önceden yazdığı abuk yazılara bir yenisini daha ekleyerek aslında kendi tanımlamalarıyla Apple Ekosisteminin ne anlama geldiğini bilmediklerini ortaya serdiği gibi Bilkom gibi bir distribütör firmanın da hangi doğrultuda yasal bir çalışma içerisinde olduğunun da farkında olmadığını aslında bu şahısların bu güne kadar bir mirasin tüketilmesi üzerine kendilerini nasıl inşa ettiklerini de bir güzel ispatlamıştır.
Ben ki bu güne kadar gerek Bilkom ve gerekse de o kurumda çalışan kişileri bir Macintosh bilgisayar kullanıcısı olarak yeri geldiğinde yaptıkları yanlışlıklar nedeniyle eleştirdiğimi düşünen bir kişiyim, bilmeyen ya da yazdıklarımı okumayan her zamanki gibi yine google'a başvurup,
Melih Yongacı ve Bilkom
yazıp araştırabilir. Bir gün olsun aklımın ucundan Bilkom'a hacker demek hiç bir zaman geçmedi. Vatandaş hangi akla hizmetle bu tür bir tanımlama yapmayı kendi düşüncesinde hak biliyor işte bu noktada ben bile cevapsız kalıyorum. İnanılmaz bir şey. Sen tut koskoca bir distribütör firmayı yasal haklarını kullandığı için hacker ilan et. Pes doğrusu. Üstelik Apple yerel distribütör firmalara bu noktada desteğini özenle gösteriyor olmasına karşın. Bakın bu arada kullandığımız " F " klavyenin de yine Apple'ın yerelleştirme politikası olduğunu aklımızdan çıkarmayalım.
Türkiye'ye bu güne kadar getirilen ve adına Pc denen bilgisayarları ithal eden hiç bir firmanın bu güna kadar yapmadığını Bilkom yaptı. Bugün eğer rahatlıkla Türkçe dizilime sahip bir klavye kullanıyorsak bilgisayar anlamında bunu Bilkom ve Apple sağlamıştır. Konuyu derinlemesine bilmiyor olmama karşın eminim ki Bilkom bu yönde bir istekte bulunmuş ve Apple'da bunu gerçekleştirme özeni göstermiştir. En azından ben öyle olduğunu düşünüyorum.
İnsan bir kişiye bakıp onun yaptıklarını hacker'lık kapsamında değerlendirebilir. Buna sözüm olamaz ama bir kurumu üstelikte olması gereken noktada hareket eden ve uygulayan bir kurumu hacker olarak nitelendirirse işte bu noktada kim olsa diyemiycem ama ben üzerine basa basa eleştirme hakkına sahip olurum. İşin acı noktası bu tür bir tanımlamayı yapan yapının yöneticisi olan bir kişinin yerelleştirme politikasından haberinin olmamasıdır. Eğer haberi var da özellikle yapıyorsa o zaman başka bir amacı vardır onu da ben bilemem. Fakat amacı ne olursa olsun bir yapının içerisinde yer alan bir kişinin bu tür bir tanımlamayı yapması herşeyden önce büyük bir haksızlık ve terbiyesizliktir.
Hadi diyelim bu yazıyı yazan şahsın dünyadan haberi yok. Tamam zaten onu biliyoruz. İyi de bu sitenin perde arkasında olan diğer " Bot " larının da mı hiç bir şeyden haberi yok. Bu botlar ortalığıa koku yaymaktan başka ne işe yarıyorlar doğrusu merak konusudur.
Bilkom dün olduğu gibi bugün de Türkiye'de Apple ürünlerini belki olması gerekenin biraz gerisinde bir tanıtım ve satış politikasıyla sunmasına karşın dün yaptıklarını bizlerin bugün inkar etmesinin ne bizim ne de bir başkasının bakış açısında bu anlamda aşağılanacak veya bu derece kötülenecek kadar olmadığı, aksine Türkiye'deki Macintosh bilgisayar kullanıcılarının yeri geldiğinde göğüslerini kabartacak düzeyde katkısının olduğunu hiç bir zaman inkar edemeyiz.
Bu güne kadar karşı çıktığımız ve eleştirdiğimiz noktalar Bilkom gibi bir firmanın sahip olduğunu düşündüğüm bürokratik yapısından sıyrılıp daha dinamik hale kavuşması ve ülkemizde Macintosh bilgisayarın gelmesi gereken haklı noktanın çıtasının daha üst düzeye çıkartılması noktasındadır. Kullanırken göğsümüzün kabardığı, çalışma anında hiç bir sorunla karşılaşmadığımız hatta kullanmaktan büyük zevk aldığımız dün olduğu gibi bugün de etrafımıza gururla tanıttığımız bir bilgisayar donanımının ve sisteminin tanıtılmasında, satılmasında ve en önemlisi de Türkçeleştirilmesinde elinden gelen gayreti gösteren bir firmanın arkamızda olduğu hissini içimizde daha fazla hissetmemizin ve bu haklı gururu Bilkom'la daha fazla paylaşmamız gerektiği düşüncesine sahip olmamız gerekirken bunun bugün bile henüz tümüyle gerçekleşmemiş olmasının bize verdiği düşünceyle kendilerini eleştiriyor olmamızın ötesinde başka bir düşünceye sahip değiliz.
Bu anlamda eleştiri noktasında bir Apple ürünü olan Macintosh bilgisayarı kullanan bir kişi olarak kendimizi haklı buluyoruz. Çünkü adına eleştiri denen şey ortada duran sorunların üzerine parmak basmak ve önümüzdeki süreçte olmasını istediğimiz şeylerin neler olduğunu doğru anlamda gösterebilmektir. Eleştiri bir kişiyi ya da bir firmayı ele alıp yerden yere vurmak, eleştiri konusunu haksız noktalara taşımak, olması gereken doğrunun ne olduğunu belirtmemek, nalıncı keseri gibi herşeyi kendimize yontmak değildir.
Buna eleştiri değil yergi denir ki biz bu noktada yokuz. Biz insanı ya da kurumları kendi düşüncemiz doğrultusunda eleştirirken onların görmedikleri yaşamsal gerçeklerin yine onlara işaret edilmesinden başka bir şey yapmayız. Ünvanı Mac Users Group ( Macintosh Kullanıcı Grubu ) olan bu sitenin hangi yöneticisi olduğunu bildiğimiz ama burada adını söylemenin anlamsız olduğunu düşündüğümüz kişisinin yaptığı ise, aslında bu kişinin ne yapmak istediğini kendisinin bile bilmediğini düşünüyorum. Yazmak için yazmanın, sırf haber yapmak, iş olsun çuval dolsun mantığı çerçevesinde hareket etmenin dışında herhangi bir amacının olmadığını da biliyorum. Eh durum bu olunca yazdığı bu son yazı da anlamsız ve saçma diğer yazıları gibi sırıtmaya ve abukluğunu cümle aleme göstermeye devam ediyor.
Bu ve bunun gibi tuhaf yazıları yazmaya devam eden kişiye buradan son olarak şunu belirtmek istiyorum.
- Güzel kardeşim bak ben senin yerinde olsam yazdıklarımı mantık süzgecinden geçirir öyle yayınlarım. Ne anlama geldiğini kendinin bile bilmediği ama yayınladıktan sonra artık geriye dönüşün olmayacağı ne senin ne de senin gibi düşünen diğerlerinin bile altından kalkamayacağı bu tür yazıları yayınlama. Sonra bu yazıların altında kalırsın uyarmadı deme...
Resmi bir Apple Kullanıcı Grubunun zavallı yöneticisinin kendi aklınca salt muhalefet olmak adına yazdığı yazının geldiği noktayı ve bununla aynı paralelde düşünen diğerlerinin içerisine düştüğü duruma bakın. Bunlar Apple'ın ürettiği ürünleri kullanan tüketicilerin yine Apple'dan izinli Türkiye'deki resmi kullanıcı grubu. Bundan şu anlaşılıyor ki izin alarak olunan kullanıcı grupçuluğu bir işe yaramıyormuş. Kullanıcı grubu olmak yalnız izinle olmuyormuş. Kullanıcı grubu yöneticiliği gerçek anlamda akıl, mantık ve süzgeç gerektiriyormuş. Yazık...
Saygılar...
|