Selam,
Bir süredir yazmayı düşündüğüm bu yazıyı nasıl yazsam da ben bile zevkle
okusam diye düşünürken birden aklıma bu başlık geldi. Genelde
yazılarıma önce bir başlık seçip daha sonra o başlıkla ilişkilendirerek
yazmayı yeğlediğimi sanırım artık biliyorsunuzdur. Neyse biz konumuza
dönelim. Benim yazdıklarımı kime, neden ve hangi düşünceden hareketle
yazdığımı şöyle bir kenara itip bu başlığa sahip yeni konumuza balıklama
( isterseniz çivileme de atlayabilirsiniz tercih sizin ) dalalım.
Konumuz başlıktan da anlaşılacağı üzere Türkiye'ye en sonunda Apple
Inc., firmasının bir zahmet gelip Maslak'ta bulunan Baby Giz Plazayı
kendisine adres gösterip ticari kuruluş çalışmasını başlatmış ve Ticaret
Sicil Gazetesi'nde kendisini resmen duyurmuş olmasıdır.
- Bravoo, helal, en sonunda bu da olduuu, Yaşasııın…
türünden sevinç gösterisi çağrışımlı sloganist bir yaklaşımla olayı
kutlama gereği duymamız mı gerekiyor..? Hatta bu kutlamayı bir kaç adım
öteye taşıyıp akşam olmasını beklemeden ortalık yerde bir havai fişek
gösterisi düzenlesek mi..? Bence bunların hiç birisine gerek yok. Boş
yere heveslenmeyin zil takıp oynamıycam. Aksine bu gelişmenin ne anlama
gelebileceğini kendimce yorumlamanın tüm bu sahte sevinç gösterilerinden
daha anlamlı ve önemli olacağını düşünüyorum.
Bilkom Apple'ın Türkiye distribütörlüğünü aranızda unutanlar olabileceği
düşücesiyle hatırlatmak istiyorum, 1983 yılından bu yana sürdürüyor.
Bilkom kurulduğu dönemde Komili Holding bünyesinde Apple'ın Türkiye'deki
iş ortağı olarak kurulmuştu. Daha sonra 2000 yılında Koç Holding
bünyesine dahil olan bu firma Koç Bilgi Grubu'na bağlı 13 şirketten biri
olarak çalışmasını şu an sürdürüyor. Kurulduğu tarihten günümüze kadar
Türkiye'nin bir çok ilinde bayileriyle birlikte Apple'ın ürettiği
Macintosh bilgisayarları ve yazılımlarını satan, satış sonrası
hizmetleri bir şekilde götüren bir firma. Bu her iki konuda çok başarılı
olmasa da Türkiye gibi bir ülkede yüksek fiyat politikasına karşın
sayısını şu an bilemediğim kadar bilgisayarı satan da yine bu firma.
Satış politikaları nedeniyle Bilkom'u ve çözüm ortaklarını kutlamamız mı
gerekiyor. Elbette hayır. Onlar yapmaları gerekeni yapmaya çalıştılar,
başarılı olup olmadıkları ayrı bir konu ama paralarını da tıkır tıkır
aldılar. Biz tüketiciler de her çıkan yeni modelin ülkemize gelmesi
sonrasında neredeyse koşarcasına yeni modeli cebimizdeki paraların
tamamını vermeyi hatta üzerine banka kredileri, aylar sürecek kredi
kartları ödemelerini göze alıp satışa sürülen yeni modeli bize en yakın
çözüm ortağından veya alışveriş merkezindeki satıcıdan alıp yine aynı
koşarcasına durumunda evimizin yolunu tuttuk.
Eve gelince ne mi oldu..? Asıl kıyamet işte o zaman koptu. Ürünün (
burada ürünün bilgisayar olduğunu söylememe sanırım gerek yok
anlamışsınızdır artık ) ambalajı itina ile açıldı, özenle sarıp
sarmalanmış olan bilgisayar dışarı çıkartılıp fişi prize takıldı vee
açılış düğmesine basıldı. Bilgisayarın açılıp masaüstünün ekranda
görünmesinden sonra savaş dansı yapan kızıldereli edasıyla bilgisayarın
etrafında uzun süre dans edildi. Macintosh bilgisayarı gördüğü zaman içi
ürperen bir çok kişinin bu ve buna benzer hareketleri dünyanın parasını
verip satın aldığı bir bilgisayarı evine götürdükten sonra yaptığını
görebilmek için ev ev dolaşmaya gerek yok. En azından bunu konuya
duygusal bakmayı becerebilen herkes bu olayın benzer şekilde
gerçekleştiğini anlayabilir. Hatta şunu da söyleyebilirim içimizde
yıllardır Mac kullanan kişilerin bilgisayarlarıyla aralarında kurdukları
bağın derecesine baktığımızda konunun hangi duygusal şiddet düzeyine
sahip olabileceğini ilk bakışta hemen fark edebiliriz.
Şimdi bu yazdıklarımın tümünü bir kenara itelim ve Apple Türkiye'nin
Maslak Baby Giz Plaza'da çalışmaya başlamasının bundan sonra ne anlama
gelebileceğine bakmaya çalışalım. Bu şirketi bu adreste kuran kişi
kim..? Bilmiyoruz. En azından ben bilmiyorum. Bilen varsa bana da
söylesin ki geldiğim şu yaşta hala cahil kalmayayım. Türkiye'de Bilkom
adında bir distribütör firma varken neden bu tür bir girişim
başlatıldı..? Bilen var mı..? Bakın bunu da bilmiyoruz. Bilen varsa beri
gelsin. Yapılan resmi olmayan açıklamalara göre ( bu açıklamayı her kim
yapıtıysa tuhaflık bu ya onu da bilmiyoruz ) bu yılın sonuna doğru Apple'ın Türkiye operasyonu resmen
başlayacakmış. Bu ne operasyonu diye soranlara yapılan o açıklama içerisinde yer alan ilgili bölümü hemen aktarabilirim.
- Başlayacak olan bu operasyon kapsamında şirket Apple markasının
Türkiye'de güçlendirilmesi ve buna bağlı pazarlama kampanyalarına
yönelik çalışmaları yönetecekmiş…
Her ne kadar içi boş olsa da söylenen bu sözler anlamlı gibi görünüyor.
Zaten herşey görüntü değil mi..? Verirsin görüntüyü ekrana ondan sonra
yan gelip yatarsın. Her zaman yapıldığı gibi. Bir de etrafına topladığın
yağdanlıklarınla herşeyin çok güzel olacağı imajını pompalarsın ondan
sonra karışmaktan arap saçına dönmüş kafaları istediğin gibi
yönlendirirsin. Bu arada değişen ne olur..? Hiç bir şey. Bu ortamın
yaratılması anlamında son dönemde kendisini hala Macintosh Kullanıcı
Grubu sanan ve Mac kullanıcılarının haklarının savunuculuğuna soyunduğu
iddialarını sürdürdüğünü düşünmenin ötesinde hiç bir halta yaramayan
bazı sitelerde bu konuyu ele aldıklarını sanan bazı kişiler Apple
Türkiye'nin açılmasıyla birlikte bütün ürünlerin fiyatında ve satış
sonrası hizmet kalitesinde hissedilir ötesi bir iyileşme olacağını Mac
kullanıcılarının önümüzdeki dönemde çok daha ucuza bilgisayar sahibi
olacaklarını ve satış sonrası hizmetleri hızlı, sürekli ve kaliteli
olarak alabileceklerini iddia ediyorlar.
- Pes doğrusu… Bir bakışta bunların olabileceğini nereden
anladınız..? Yoksa siz müneccim misiniz..?
Bu arada yeri gelmişken size bundan 4 yıl önce 2006 yılı sonunda
Apple'ın bir kaç yıla kalmaz Türkiye'ye gelip kendisinin burada şirket
kuracağını ve sonrasında en kısa zamanda o dönem ve şu an distribütör
firma konumunda olan Bilkom'u devre dışı bırakacağını o dönemki
şahitlerin huzurunda söylemiştim. Peki ben şimdi kahin mi olmuş
oluyorum..? Ne kahini kardeşim bunun kahinlikle ne alakası var. Süreci
okuyup kendimce öngörüde bulunuyorum o kadar. Bu arada o dönemki
konuşmamda bu gelişmenin tüketici ve aynı zamanda bir Mac sempatizanı
olan bizler için hiç bir anlam ifade etmeyeceğini çünkü bu süreçte
bizlerin sadece kullanılan bireyler olmaktan öte bir anlam
oluşturmayacağımızı da belirtmiştim.
O dönem bazı kişiler bıyık altından bana gülmüşlerdi. Bu gülenlerin
arasında şu an bu süreci hararetli bir şekilde savunan kişiler de vardı.
Şimdi tutup kendime,
- Kahretsin yine haklı çıktım…
mı demem gerekiyor. Ne alakası var. Hiç bir şekilde bunu söylemem.
Ortada at nalı gibi duran sorunlara parmak basmak haklı olmakla eş
değerde ele alınmamalı. Aksine aslolan şey ortada duran sorunların
üzerine gitmenin sistematik olarak sürdürülmesinin zemininin oluşturulma
çabasıdır. Doğru ve tutarlı olacak olan yaklaşım biçimi de budur. Şu an
haberi ilk duyduklarında birden gazman moduna geçip içerisinde bulundukları
eziklik duygusunu gün yüzüne çıkartandan tutun da, kesilen avantaları
nedeniyle Bilkom'a diş bileyenlere kadar pek çok kişi Apple Türkiye'nin
Mac camiasının can simidi olacağını düşüncesine dört elle sarılmış
durumdalar. Bence bu Bilkom'a yapılmış büyük bir haksızlıktır. Aynı
zamanda hafife alınmayacak bir vefasızlık örneğidir. Kısa bir zaman
sonra maskeler tümüyle düşecek ve bazı kişilerin asıl düşünceleri ve o
mübarek yüzleri tüm çıplaklığıyla ortaya serilecektir. Bunu tüm
çıplaklığıyla görebilmek için biraz sabırlı olmak yeterlidir.
Bilkom'un yıllarca Mac kullanıcısı tüketicilere olması gerekenin çok
üzerinde fiyatlarla bilgisayar sattığını söylüyorlar. Söylemek ne kelime
bunu yazarken ağızlarından köpükler saçıyorlar. İçlerinde
biriktirdikleri kinlerini, nefretlerini, ezilmişlik duygularını
satırlarının arasına yerleştirme gereği bile duymadan açık olarak
yazıyorlar. Ama kimse çıkıp ta adına Bilkom denen firmanın kaç
personelle bu işi yaptığından ve bu personelin maaşlarının ve genel
giderlerin ne olduğundan söz etmiyor. Bilkom Türkiye gibi bir ülkede
günde 500 adet bilgisayar satan bir firma değil. Aldığı belli sattığı
belli. Son bir kaç yılı saymazsak önceki yıllarda bu sattığı rakkamları
Bilkom rüyasında bile görse inanmazdı. Çünkü fiyatlar o zaman daha da
yüksekti.
1990 yılında ilk bilgisayarımızı bankadan 1 yıl geri ödemeli tüketici
kredisiyle satın alıp evimize götürdüğümüzü en azından ben unutmadım.
Neredeyse üzerine biraz daha ekleyebilsek ikinci el bir otomobil alacak
paraya 14 inç renkli monitöre sahip bir LC bilgisayarı aldığımızda
bankaya olan borcumuzu kapatıncaya kadar bilgisayarın yaşlandığını da
unutmadım. Aradan geçen süre içerisinde gerek kendime gerekse de
çalıştığım işyerlerine satın alınan pek çok bilgisayarın modellerine
göre fiyatlarını da unutmadım. Bu anlamda en azından ben Bilkom'un fiyat
politikasını hiç bir zaman onaylamadım. Fakat bazıları gibi hayalciliğe
kapılıp her şeyin bir anda düzeleceği masalını da yutma düşüncesinde
olmadım.
Bir söz vardır sanırım pek çoğunuz bilir,
- Eğri oturalım doğru konuşalım…
evet ben bu satırları yazarken özellikle eğri oturmaya özen
gösterebiliyorsam başkalarının da aynı hassasiyeti gösterip yazdıkları
üç satırlık saçmalıklar manzumesini kaleme alırken aynı şekilde eğri
oturmalarının zorunlu olduğunu da düşünmeleri gerekir. Düz oturup eğri
büğrü sözleri cilalayarak ortaya atmak kolay. Sonunda ne olacağı önemli.
1 yıl sonra karşımıza aynı fiyat politikasıyla yanında iki balon, bir
çakmak promosyonlu Mac alacaksak o zaman neden Bilkom gibi bize öyle ya
da böyle yıllardır hizmet vermek için çabalayan bir firmayı harcamaya
çalıştığımızın hesabını kim verecek..? Bunun da hesabını şimdiden yapmak
gerekir.
Sonunda Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan da olmak var. Yoksa
Amerika'dan Steve Jobs kalkıp buraya gelip bizlere Mac satacak
düşüncesinde olan varsa hiç heveslenmesin. Bu sözlere karnımız tok.
Amerika'da şu an,
15 inch: 2.4 Ghz
4 Gb Ram
320 Gb Hard Disk vs.
özelliklerine sahip bir Macbook Pro'nun orada olduğu gibi Türkiye'de de 1.799
dolara satılacağını düşünen hayalpereste ben bu bilgisayarı bedava
vermeyi taahhüt etsem mi acaba diye düşünmeye başlarım. Hiç kimse içi
boş hayaller kurmasın. Birkaç küçük iyileştirme dışında Apple'ın
Türkiye'de kurduğu bu firma hangi kadrosuyla bu işi Bilkom'dan daha iyi
yapacak..? Hadi üşenmeyelim de merak edelim. Şu an konuyla biraz ilgili
olan kişiler Bilkom'da bulunan kadroyu az çok tanırlar. O az çok
tanıyanlardan birisi de benim. Ben diyorum ki,
- Bilkom bu işi son yıllarda olması gerektiği şekilde gayet güzel
yapıyor…
Bir dakika. Hemen itiraz etmeyin. Ben bazıları gibi Bilkom yalakası
falan değilim ama bunu görebiliyorum. Hatta yine aynı Bilkom'daki bazı
kişilerin beni sırf yazdığım yazılar nedeniyle sevmediğini de biliyorum.
Bu hiç önemli değil. Önemli olan bir şey var ki Türkiye'de Bilkom bu
işi yapılması gereken şekilde yapıyor kardeşim. Bilkom'dan daha fazla
bir şey yapmasını kimse beklemesin. Eldeki malzeme bu. Eğer gün gelir bu
iş Bilkom'un elinden alınırsa ki sonunda iş bence oraya varacak, işte o
zaman aynı mevcut kadro Apple Türkiye'ye geçer. Peki değişen ne olur..?
Satıcı firmanın adı değişir başka da bir şey olmaz. Adına olacağı
bazıları tarafından öngörülen ve değişim denen şey bu mudur..? Evet
budur. Ne kadar komik değil mi..?
Bazı şahıslar var ki burada isimlerini vermenin hiç bir anlamı ve gereği
yok. Onlar kendilerini zaten biliyorlar. Bilkom bünyesinde önemli
görevler üstlenmeye çalışıp bu fırsatı her nedense bir türlü
yakalayamayan ama içinde ukte kalan bu durumu bir şekilde başarmak için
eline geçebilecek her türlü fırsatı değerlendirmeye çalışan
ama oraya geldiği zaman öncekinden farklı bir şey yapma olanağı ve
olasılığı olmayan bu kişi ya da kişilerin Apple ürünlerini Türkiye'de
uçuracağını sanmak hayalciliğin de ötesinde ahmaklıkla eş değer bir
durum olur ki en azından ben bu kategoriye kendimi almamaya özen
gösteririm.
Yani sonuç olarak, fazla uzatmanın da bir anlamı yok. Batı cephesinde
önemli bir gelişme en azından kısa vadede olmayacak. Uzun vadede nelerin
olabileceğini birlikte yaşayarak göreceğiz gibi yuvarlak sözler etmenin
de bir anlamı yok o zaman konuyu can alıcı bir saplama yaparak
sonlandırmak sanırım en iyisi.
- Ne zaman Türkiye'de Apple bilgisayarlar kullanım olarak nüfusun
%75'ine ulaşır işte o zaman fiyatlar de olması gereken düzeye iner.
Aksinin olacağını savunmak için hayalci olmak bir yana konudan öncelikle
bir haber olmak ve bunun yanında da biraz saf olmak gerekir.
Saygılar...